COVID-19'un Dünya Sağlık Örgütü Tarafından Pandemi İlan Edilmesinin İş Dünyasına Etkileri

En son güncellendiği tarih: Mar 30



11 Mart 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından “pandemi” olarak ilan

edilen Corona-19 virüsü nedeniyle pek çok alanda yeni sorunlarla karşılaşacağımız

muhakkak. Bu sorunlar üç ana başlıkta toplanabilir:

  • Ekonomik boyutu ile ilgili sorunlar

  • İşgücü piyasasına olumsuz etkileri ve muhtemel davalar

  • İş hayatında pandemi ve sözleşmelere etkisi

Ekonomik Boyut:

Uzun süredir bu ölçüde bir pandemik salgınla karşılaşılmadı. Dünyada uygulanan

yoğun tedbirler: sosyal mesafe uygulamaları, bazı iş yerlerinin ve okulların

kapatılması, evden çalışma sistemlerinin devreye alınması, vs. İnsan yaşamının

korunması için alınan bu tedbirler sosyal hayata olduğu kadar iş hayatı ve ekonomiye

de önemli düzeyde negatif etkiler oluşturmaya başladı.


İş gücü piyasasının en güçlü uluslararası kurumu olan Uluslararası Çalışma Örgütü

(ILO), ekonomik etkiyle ilgili olarak, 18 Mart 2020 tarihinde dikkati değer bir

açıklamada bulundu: “COVID-19 nedeniyle dünya genelinde 25 milyon iş

kaybedilebilir”. ILO bu durumu “ekonomi ve emek krizi” olarak niteliyor.

ILO’nun bu açıklamalarına dayanak oluşturan öngörülerine ilişki senaryoları şöyle:

  • GSYİH büyümesinin %2 oranında azaldığını varsayan “düşük düzeyli senaryo”: Küresel işsizlik 3,5 milyon ile 7 milyon kişi aralığında olacak ve ortalama işsiz nüfus 5,3 milyon kişi artacaktır.

  • GSYİH büyümesinin %4 oranında azaldığını varsayan “orta düzeyli senaryo”: Küresel işsizlik 7,7 milyon ile 18,3 milyon kişi aralığında olacak ve ortalama işsiz nüfus 13 milyon kişi artacaktır.

  • GSYİH büyümesinin %8 oranında azaldığını varsayan “yüksek düzli senaryo”: Küresel işsizlik 13 milyon ile 36 milyon kişi aralığında olacak ve ortalama işsiz nüfus 24,7 milyon kişi artacaktır.

Bu senaryo koşullarında üretim ve hizmet sektörlerinin ciddi kayıplar yaşaması

kaçınılmazdır. En iyi senaryo dahi şirketlerin genel olarak küçülmelerine ve pek çok

KOBİ’nin kapanmasına yol açabilecektir. Bu kapsamda iflas erteleme, konkordato ve

iflas taleplerinde ciddi düzeylerde artışlar beklenebilir.

Bu ekonomik senaryolar da bizi pandeminin işgücü piyasasındaki etkilerinin somut

sonuçlarına götürmektedir.

İşgücü Piyasası Boyutu ve Muhtemel Davalar :

Pek çok tedbirin alınacağı ve önemli düzeylerde teşviklerin sağlanacağını

varsaymamıza rağmen yukardaki üç senaryonun en iyisinin dahi ciddi işsizlik ve buna

bağlı iş davaları sonucunu doğuracağını öngörmek gerekir.

Bunlardan bazıları:

  1. Pandemi, ekonomik sonuçları nedeniyle toplu işten çıkarmalara neden olabilecektir. Toplu işten çıkarma, bu şartlarda, işverenler için en kolay uygulamalardan biridir. Özellikle pandemi ve yarattığı ekonomik kriz çok açıkken zararın kanıtlanması dahi gerekmemektedir.

  2. Bazı işverenler, TC hükümeti tarafından bir tedbir olarak açıklanan fakat bu yazının kaleme alınması sırasında henüz yayınlanmayan, kısa çalışma ve uzun süreli telafi sistemi ile çalışan maliyeti ve operasyonel zararlarını en aza indirgemeyi sağlayabileceklerdir.

  3. Kriz nedeniyle işyeri zararlarının oluşması, işyeri kapanmaları, iflas erteleme, konkordato ve iflas gibi hukuki çözümler nedeniyle işten çıkarılacak çalışanlar, sosyal haklarını alabilmek için yasal işlemleri başlatacak böylece dava ön şartı olan arabuluculuk ve iş davalarında yüksek sayıda artışlar görülecektir.

  4. İş hayatı ile ilgili olarak önemli bir öngörü de WHO tarafından pandemi ilan edilmesine rağmen çalışma şartlarını yeterince pandeminin gereklerine uygun hale getirmeyen işverenlere karşı BK sorumluluk hükümleri gereğince tazminat taleplerinin olabileceği de unutulmamalıdır. İşverenler tarafından alınması gerekli tedbirleri düzenleyen çeşitli kılavuzlar mevcuttur. Bunlardan bazıları bu yazının sonuna kaynak olarak gösterilecektir. Bu kapsamda işverenler aşağıdaki tedbirleri aldıklarından emin olmalıdır:

  • a. Ulusal yetkililerin tavsiyelerini dikkatle izlemeli ve çalışanına iletmelidir.

  • b. Çalışanlar ve işyerine bağlı diğer kişilerin riskleri tespit edilmeli ve azaltılmalıdır.

  • c. Riskleri azaltmak üzere işlerin iş yerinden yürütülmesi zorunlu değil ise evden çalışma disiplini uygulanmalıdır.

  • d. Seyahatten dönen çalışanın 14 gün evde kalması sağlanmalıdır.

  • e. İşyerinde her alanda “sosyal mesafe” ilkeleri (min bir metre) kesin olarak uygulanmalıdır.

  • f. Toplantıların yüz-yüze yapılması gerçekten gerekli değil ise tele- konferans / online seçenekleri kullanılmalıdır.

  • g. Çok gerekli ise toplantılara katılım sayısı çok azaltılmalıdır. (Örnek olarak Almanya’da herhangi bir nedenle 6 kişiden fazla sayıda kişinin bir araya gelmesi yasaklanmıştır.)

  • h. Uzaktan ateş ölçer, maske, eldiven, alkol bazlı dezenfektanlar, sabunlar ve tek kullanımlık kağıt mendiller iş yerinde hazır bulundurulmalıdır.

  • i. Her hangi bir toplantı zorunlu olarak yapılacaksa “iyi hissetmeyen” katılımcılar toplantıya alınmamalıdır.

  • j. Toplantılara başlamadan evvel, bu toplantıya katılanların kişisel verilerinin gerekirse sağlık yetkilileri ile paylaşılacağını; bunu yazılı olarak kabul etmeyenlerin toplantıya katılamayacağı bildirilmelidir.

İş Hayatında Pandemi ve Sözleşmelere Etkisi

Bir diğer önemli konu olan pandemi ilan edilen hastalık nedeniyle ortaya çıkan

durumun iş hayatı ve sözleşmelere etkisidir. Bu konu ile ilgili bilgilendirmeyi

Av.Tuğba Halıcıoğlu-Sözer tarafından hazırlanan “Pandeminin Ticari Sözleşmelere

Etkisi ve Mücbie Sebep Sayılıp Sayılmayacağı” başlıklı yazıda bulabilirsiniz.


Av. M.Lale Bauer

GLO Kurucu Ortak


Kaynaklar:

1. https://www.who.int/docs/default-source/coronaviruse/getting-workplace-

ready-for-covid-19.pdf?sfvrsn=359a81e7_6

2. https://iccwbo.org/content/uploads/sites/3/2020/03/coronavirus-guidelines-

for-business-final.pdf

3. https://static1.squarespace.com/static/5b68a4e4a2772c2a206180a1/t/5e5d

27cf83e7f96f9d4c45b1/1583163343747/BusinessGuide.pdf

© 2020 Göğüş Hukuk Bürosu | Designed by Baraka Ajans

  • LinkedIn Social Icon
  • Twitter Social Icon